İklim risklerinin maliyeti, tedbir bedelinin 9 katı

Türkiye çalışmalarını Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu’nun üstlendiği çevre raporlama plafformu CDP’nin 2022 yılı Türkiye Sonuçları, Garanti BBVA’nın sponsorluğunda CDP Türkiye 13. İklim Değişikliği Konferansı ve Ödül Töreni ile açıklandı.

Rapor sonuçlarına göre Türkiye’de raporlama yapan şirketlerin yüzde 95’i iklimle ilgili riskleri tanımlarken, bu risklerin işletmeleri üzerinde önemli bir finansal veya stratejik etki potansiyeli olduğuna dikkat çekti.

Şirketlerin yüzde 96’sı iklim kaynaklı potansiyel fırsatları belirlemiş olsa da iklimle alakalı tanımlanan toplam risk miktarı (576), raporlanan fırsatların (208) neredeyse 3 katına denk geliyor. CDP araştırmalarından elde edilen bulgulara göre 2022 yılında, ülkemizde, şirketlerin belirlediği iklim risklerinin toplam finansal etkisi 24 milyar dolar (9 katı) civarındayken, şirketler bu risklere karşı tedbir almak için 2.6 milyar dolar gerektiğini raporladı.

Türkiye’de şirketler tarafından en fazla raporlanan risk faktörü ise karbon fiyatlandırma mekanizmaları oldu. Bu alanda raporlama yapan şirketlerin yüzde 54’ü, önümüzdeki üç yıl içinde karbon fiyatlandırma sistemleri tarafından regüle edileceklerini belirtti.

Şirketlerin yüzde 4’ü ise halihazırda AB Emisyon Ticaret Sistemi’ne (EU ETS) dahil. Rapora göre Türkiye’de 2030 yılı ve sonrasını kapsayan, daha uzun vadeli hedefler belirleyen şirketlerin sayısı her yıl artıyor. Bu durum, Paris Anlaşması’nın hedeflerine ulaşmak ve küresel ısınmayı 1.5°C ile sınırlandırmak adına büyük öneme sahip. Ülkemizde ise 2030 yılı ve sonrası için mutlak emisyon azaltım hedefi koyan şirket yüzdesi son iki yıl içinde yaklaşık 4 kat artış gösterdi.

Türkiye’de yenilenebilir enerjiye yönelen şirketlerin sayısı ise artmaya devam ediyor. iki yıl önceye kıyasla yenilenebilir enerji hedefi koyan şirket sayısı 2 katına çıktı. 2022 yılında raporlama yapan şirketlerin yüzde 41’inin yenilenebilir enerji hedefi var. Şirketlerin yüzde 38’i yenilenebilir enerji tüketim hedefi koyarken, yüzde 14’ünün yenilenebilir enerji üretim hedefi var. Bu oranlar 2020 senesine göre neredeyse 2 kat arttı. Öte yandan 2022’de emisyon azaltım hedeflerini Paris Anlaşması ile uyumlu olacak şekilde belirleyen şirket sayısı da 29’a yükseldi. Bu sayı 2020’de yalnızca 1 idi.

Su raporlaması yapan şirket sayısı yüzde 93 arttı

CDP Su Güvenliği Programı verilerine göre ise geçtiğimiz 5 sene içinde, Türkiye’de CDP aracılığı ile kurumsal su raporlaması yapan şirket sayısı yüzde 93 arttı. Sadece 2022 yılında ise yüzde 18’lik bir artış yaşandı. Dünya çapında CDP Su Güvenliği Programı kapsamında raporlama yapan 3309 şirketin 52 tanesi Türkiye’den. Ek olarak, bu sene 6 şirket, su yönetiminde dikkat çekici bir liderlik göstererek CDP Global Su Güvenliği A listesine girmeyi başardı. Türkiye’deki şirketlerin suyla ilgili maruz kaldıkları riskler ise küresel ortalamanın çok üstünde.

Buna göre küresel ortalama yüzde 8 iken, Türkiye’deki şirketlerin yüzde 27’si, su ile ilgili zarar verici etkilere maruz kaldığını raporladı. Şirketlerin, 2022 senesinde başa çıkmak durumunda kaldığı su ile ilgili zarar verici durumların toplam finansal etkisi 25.3 milyon dolar olarak hesaplandı.

Potansiyel getiri, risk maliyetinin 4 katı

Türkiye’de tanımlanan su risklerinin doğrudan operasyonlar üzerindeki potansiyel finansal etkisi 1.27 milyar dolar değerinde. Buna karşılık, fırsatların potansiyel finansal etkisi 5.21 milyar dolar olarak raporlandı. Su ile ilgili fırsatların potansiyel finansal getirisi, su risklerinin sebep olabileceği maliyetlerden 4 kat daha fazla oluyor.

Öte yandan Türkiye’deki şirketler, dünyadaki şirketlere oranla, su ile ilgili konuları, uzun vadeli iş stratejilerine daha fazla entegre ediyor. Şirketlerin yüzde 90’ı su ile ilgili konuları uzun vadeli stratejik iş planlarına dahil etmeyi planlarken, yüzde 92’sinin su ile ilgili uzun vadeli hedeflere ulaşmak için stratejileri var. Küresel oran ise yüzde 46 ile Türkiye’dekinin neredeyse yarısına denk geliyor.

Havzaya özgü hedef belirlenmeli

Türkiye’deki şirketlerin en büyük eksiği ise faaliyet gösterilen bölgenin suya ilgili risklerini ve zorluklarını hesaba katmak için havzaya özgü hedeflerin belirlenmesi. 2022 yılında şirketlerin yüzde 55’i su ile ilgili hedeflerinin yarısından fazlasını gerçekleştirmeyi başarırken, Şirketlerin yüzde 90’ı su yönetimini geliştirmek için şirket çapında hedefler belirlemiş olsa da yalnızca yüzde 12’si faaliyet gösterdikleri havzaya özgü hedef koydu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir